Yirmi yaşındaki çocuğunuzla konuşurken emir yerine fikir sormak

İletişim5 minTahassungâh Heyeti

Bir masanın iki yanında karşılıklı oturan iki yüzsüz figür. Ortada açık bir defter ve iki çay bardağı var. Sıcak bir akşam ışığı, sakin bir ev ortamı.

Akşam yemeğinden sonra gencinizle bir kuralı konuştunuz. Siz “Bu böyle olacak” dediniz. O sustu, kalktı ve odasına gitti. Birkaç gün sonra evde yalnızca “evet” ve “tamam” duyuyorsunuz. Bu sessizlik tanıdık gelebilir. Çocuk büyüdü, boyu sizi geçti, ama konuşma biçimi küçükken kaldı. Kitap bu çağ için başka bir yol önerir: emretmek yerine fikrini sormak.

Emir gelince genç neden kapanır?

Kitaba göre yirmi yaşındaki bir gence tepeden emir vermek beynin tehdit merkezini harekete geçirir. Bu merkezin adı amigdala. Amigdala emri kişiliğe yapılmış bir saldırı gibi okur. Genç ya savunmaya geçer ya da çekilir. Mantık ve empati kuran bölge o sırada geri çekilir. Kitap bu durumu iletişime kapanmış bir duvara benzetir. Gencinizin sessizliğinin bir nedeni bu savunma olabilir. Kitabın çözümü, savunmayı büyütmeden konuşmanın yolunu açmaktır.

“Ben senin babanım, benim dediğim olacak.” Bu cümle çoğumuzun ağzından çıkabilir. Kendi ebeveynimizden duymuş da olabiliriz. Kitap bu cümleyi ev kurallarında, meslek konusunda ve ibadet alışkanlıklarında kullanmamanızı ister. Gerekçesi şu: bu cümle gencin tehdit merkezini harekete geçirir. Genç sizden, dolayısıyla sizin temsil ettiğiniz değerlerden uzaklaşabilir. Yerine önerdiği şey, kitabın aktardığı bir düsturda yazılı.

Çocuklarınızla 7 yaşına kadar oynayın, 7'den 14'e kadar onlara edep öğretin, 14-21 yaş arası onlarla istişare edin
Kitapta aktarılan nebevî düstur

Fikrini sormak nasıl bir şey?

Kitap bu yaş için somut sorular verir: “Senin bu konudaki fikrin ne? Sence nasıl bir çözüm bulalım? Bu meselenin üstesinden beraber nasıl gelebiliriz?” Gece dönüş saatini ya da ev işlerini konuşurken bunları deneyin. Önce genç konuşsun. Önerisini ciddiye alın. Beğenmediğiniz bir yer olursa tek cümleyle söyleyin: “Bu kısmı birlikte düşünelim.” Kitaba göre genç böylece çözümün parçası olur. Savunma kalkanı iner. Kitap ayrıca gence şu mesajı vermenizi önerir: biz senin yanında yürüyen, tecrübeli yol arkadaşlarınız. Kitap, genci aklı başında ve irade sahibi bir birey olarak görmenizi ister.

Fikir sormak tek başına yetmez. Kitap gence gerçek bir sorumluluk vermenizi de ister. Küçük bir bütçeyi yönetmesi, kendi akademik tercihini yapması ya da aileyi ilgilendiren bir kararda söz sahibi olması gibi. Genç iyi yönettikçe alanı genişletin. Tökezlerse yetkiyi hemen geri almayın. Kitaba göre bu küçük düşüşler beynin karar ağının antrenmanıdır. Siz bir iskele gibi yanında durun. Ona ne “Ne halin varsa gör” deyin ne de “Ben bilirim.” İkisi de kitaba göre gence zarar verir. Genç bu alanda zorlanıyorsa devri biraz erteleyin ve desteği sürdürün. Kitap bunu şefkatli destek olarak tarif eder.

Sources

Related content

All articles

Ask for your own family

Sign up; 3 questions on us, every answer sourced.

Start free