Eş seçerken suretin ötesine bakmak

Evlilik5 minTahassungâh Heyeti

Yüzsüz iki figür bir terazinin iki yanında duruyor. Bir kefede küçük bir ayna, öbüründe sade bir kalp işareti var.

Bir genç, yeni tanıştığı kişiyi annesine anlatıyor. İlk cümlesi fotoğraflarıyla ilgili. İkincisi işinden, üçüncüsü oturdukları semtten söz ediyor. Anne sessizce dinliyor, sonra soruyor: “Bir şeye kızdığında nasıl davranıyor?” Genç cevap veremiyor. İki haftadır görüşüyorlar ama bunu hiç merak etmemiş.

Bu sahne tanıdık gelebilir. Fotoğraf, iş ve adres hemen görünür. Davranış ise zamanla ve soruyla görünür. Kitabın eş seçimi bölümü işe bu noktadan girer. Evlilik ebediyete uzanan bir kuruluştur ve eş seçerken ölçü geçici hevesler olamaz. Ölçü iman, diyanet ve güzel ahlaktır.

Bunun için denklik (küfüvv-ü şer’î) kavramını kullanır. Denklik, aynı yöne bakan ve birbirini tamamlayan iki kişinin bir araya gelmesi demektir. Kitap bunu bir orkestraya benzetir. Aynı makamda ses veren iki kişi ahenkli bir müzik çıkarır. Uyumsuz bir çalgı ise evde sürekli bir gürültüye yol açar.

Kitaba göre bu karar yalnız iki kişiyi ilgilendirmez. İleride doğacak çocukların terbiyesi de eş seçimiyle başlar. Bu yüzden adayı tanımaya vakit ayırmak, kitabın bakışında boşa gitmiş zaman sayılmaz.

Kitap güzelliğe ne diyor?

Kitap burada Peygamber’in bir sözünü aktarır. Kadınlar genellikle malı, soyu, güzelliği ve dini için nikâhlanır. Peygamber bunun ardından şunu söyler: “Siz dindar olanı tercih ediniz ki huzur bulasınız.” Kitaba göre güzellik ve servet insanı kibre götürebilir. İman ve diyanet ise yuvayı fırtınalara karşı korur.

Kitap güzelliğin ömrüne de dikkat çeker. Aklı başında bir insan sevgisini beş on yıllık dış güzelliğe bağlamamalıdır. Maddî güzellik yıllarla ve hastalıkla çabuk bozulur. Sevgi yalnız ona yaslanmışsa güzellik azalınca iyi geçim de zorlaşır. Eşler en çok şefkate muhtaç oldukları yaşlılıkta yalnız kalabilir.

Kalıcı güzellik kişinin güzel ahlakında ve şefkatindedir. Kitaba göre buna “hüsn-ü sîret” denir ve bu güzellik yaş ilerledikçe azalmaz, artar. Eşiniz yaşlandığında size hâlâ iyi davranan, şefkatle bakan biri olacaksa sevginizi bu temele koymak daha sağlam bir seçimdir.

Kitap iyi huylu ve dindar bir eşi dünyanın en değerli nimetlerinden biri sayar. Eşine rıza için sevgi ve merhamet gösteren kişi karşılığında saygı ve fedakârlık görür. Eşler birbirini olgunlaştırır da. Biri diğerinin dürüstlüğünü ve istikametini gördükçe ona yaklaşır. Böylece ikisi de dünyada huzur bulurken ahiretini de kazanır.

Güzel ahlakı görmek isterseniz bakabileceğiniz küçük işaretler var. Aday ailesiyle nasıl konuşuyor, yaşlı birine ve hizmet eden birine nasıl davranıyor, kızınca sesi nasıl değişiyor? Bu işaretler kitabın doğrudan verdiği bir liste sayılmaz, kitabın güzel ahlak vurgusunu gündelik hayata taşıma denemesidir.

Denklik yalnız dinde aranmaz. Kitap eğitim, kültür, ekonomik seviye ve yaşam felsefesini de sayar. Aynı pencereden bakan çiftlerin yuvası daha sağlam durur. Bu yüzden kitap adayların şer’î sınırlar içinde görüşüp birbirini tanımasını önerir. Peygamber’in bir sahabiye “Git, kadına bak” dediğini aktarır. Kitap bu görüşmeyi kuralsız bir flört olarak anlatmaz. Vakar ve edep taşıyan ciddi bir adım olarak anlatır.

Rıza da şarttır. Kitaba göre aile baskısıyla yapılan zoraki evlilik gerçek bir hürmet kuramaz. Kadının hür iradesi baştan gözetilmelidir. Kitap “Evet” demenin bir ailenin değil, kişinin kendi kararı olmasını ister.

Kitap kadın ile erkeğin birbirinin kopyası olmadığını da söyler. Farkları üstünlük sebebi saymaz. Birbirini tamamlayan iki unsur olarak görür. Biri planlamada, öteki ilişki kurmada güçlü olabilir. Bu fark, evde işlerin paylaşılabileceği bir zemin sunar.

Adayın ailesini tanımak da bu araştırmanın parçasıdır. Kitaba göre evlilik iki ailenin birleşmesidir. Kök ailedeki alışkanlıklar yeni yuvaya taşınır. Bir ailede ihtilafların sakin çözüldüğünü gören kişinin kendi evliliğinde de aynı dili kullanması kitaba göre yüksek bir ihtimaldir.

Kitap eşi ebedî bir yol arkadaşı (refika-i hayat) olarak görmeyi ister. Bu bakışta karar yalnız bugünkü heyecana göre verilmez. Yılların ve yaşlanmanın ardından da yanınızda duracak biri aranır. Bu yüzden aşağıdaki sorular bir sınav gibi değil, kendinize ve adaya adil davranmanın yolu olarak okunabilir.

  1. Kızdığında ve yorulduğunda nasıl davranıyor?
  2. İbadet, aile ve hayat hedefi konusunda neye değer veriyor?
  3. Para, eğitim ve ev düzeni konusunda beklentileri bana yakın mı?
  4. Kendi ailesinde anlaşmazlıklar nasıl çözülüyor?
  5. Evet diyeceksem bunu baskı olmadan, kendi kararım olarak mı söylüyorum?

Sources

Related content

All articles

Ask for your own family

Sign up; 3 questions on us, every answer sourced.

Start free