“Ben dili” ile tartışmak: üç cümlelik alıştırma
İletişim5 minTahassungâh Heyeti
Bir akşam eşlerden biri eve geç geliyor. Kapıyı açan “Sen her zaman böylesin, hiç düşünmüyorsun” diyor. Gelen hemen karşılık veriyor: “Sen de her şeyi büyütüyorsun.” On dakika sonra kimse neden kavga ettiklerini hatırlamıyor ama ikisi de savunmada.
Kitap bu sahnenin nedenini şöyle anlatır. İyi niyetle bile olsa sert ve yargılayıcı konuşunca karşıdaki dinlemez, kendini savunur. Aile içindeki bağlar niyetin iyi olmasından çok, niyetin nasıl söylendiğine bağlıdır. Kitap Risale-i Nur’dan bir söz aktarır: “Senin üzerine haktır ki: Her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur.” Haklı olmak, her şeyi her şekilde söylemeye hak vermez.
Kitap iki konuşma biçimini ayırır. “Sen dili” karşıdakini hedef alır: “Sen hep böylesin.” “Ben dili” kendi duygunuzu anlatır: “Ben kırıldım.” Kitap şunu aktarır: sen dili beyinde tehdit alarmını çalıştırır ve kişi savunmaya geçer. Ben dili kişiliğe yönelmediği için alarmı sakin tutar ve karşıdaki dinleyebilir.
Kitap bir tehlikeye daha işaret eder: duygusal sağırlık. Eşinizin yüz ifadesini, suskunluğunu ya da kırgınlığını fark etmemek, yalnız kendi haklılığınıza odaklanmak bu duruma örnektir. Çaresi, kendi sınırlarınızı koruyarak karşınızdakinin acısını anlamaya çalışmaktır. Kitaba göre bu, her şeyi onaylamak anlamına gelmez.
Bu sahnede iki taraf da kendi cümlesinin ne hissettirdiğini düşünmedi. Kitaba göre mesele kimin haklı olduğundan önce, söylenenin nasıl duyulduğunda ortaya çıkar. Sen cümlesi bir suçlama gibi duyulduğunda doğru olsa bile kabul görmez. Karşıdaki cümlenin içindeki bilgiyi değil, kendisine yönelen saldırıyı duyar.
Üç cümlelik alıştırma
Kitap ben dilini hazır bir formül olarak vermez, ilkesini anlatır: karşıdakinin kişiliğini değil, kendi hissettiğinizi ve eylemin size ne yaşattığını söylemek. Aşağıdaki üç cümlelik sıra bu ilkeyi denemeniz için hazırlanmış küçük bir alıştırmadır.
Birinci cümle duyguyu söyler: “Ben kırıldım.” İkinci cümle olayı yargılamadan anlatır: “Geleceğini söylediğin saati geçince haber gelmedi.” Üçüncü cümle isteği söyler: “Bir dahaki sefere kısa bir mesaj yazarsan rahatlarım.” Üç cümlenin hiçbiri karşıdakine bir sıfat yapıştırmıyor. Anlatılan kişinin kendisi değil, yaşadığınız şey.
Bu alıştırmanın bir tamamlayıcısı var. Kitap hane içinde takdir ve onay sözlerinin artırılmasını ister. Eşin yalnız eksiklerini sayan bir dil yerine çabasını fark eden bir dil kullanmak ben diline yakışır. Kitaba göre içtenlikle söylenen bir onay sözü yorgunluğu ve endişeyi azaltır.
İlk denemede cümleler yapay gelebilir. Ses tonu ve beden dili de cümleye eşlik eder. Sakin bir sesle söylenen “Ben kırıldım” ile dişlerin arasından söylenen aynı cümle farklı etki yapar. Bunu bilerek konuşmak işi kolaylaştırır.
Alıştırmayı pratik hale getirmek için günlük cümleleri birlikte çevirelim. “Hiç dinlemiyorsun” cümlesi karşıdakinin kişiliğine hüküm verir. Yerine “Ben konuşurken telefona bakılınca yalnız hissediyorum” diyebilirsiniz. Bu cümle yalnızca sizin hissinizi ve bir olayı anlatır. “Sorumsuzsun” bir damgadır. “Hesabı yatırmanı beklerken kaygılandım” ise yaşadığınız şeyi söyler.
Kitaba göre bu fark küçük görünse de beyinde büyük fark yaratır. Sen cümlesi saldırı gibi algılanır ve karşıdaki savunmaya geçer. Ben cümlesinde karşıdaki bir saldırı görmez, bir duygu duyar. Kitap böyle bir konuşmada karşı tarafın acınızı daha iyi anladığını aktarır.
Kitap sert bir gerçeği söylemenin de bir yolu olduğunu hatırlatır. Yumuşak söz (kavl-i leyyin) doğrunun karşıdakine ulaşmasını sağlar. Aynı doğru bağırarak söylenirse ters tepki (aksü’l-amel) doğurabilir.
Cümlenin sonuna karşıdakinin ihtiyacına dair bir soru koymak da yardımcı olur. “Senin için bu nasıl bir şey?” diye sormak, kitabın anlattığı empatiye yaklaşır. Kitaba göre empati karşıdakinin dünyasından da bakabilmektir. Çatışmayı güç müsabakasından çıkarır, çözülebilir bir dert yapar.
Kitap bunu ailedeki kararların da bir yolu olarak anlatır. Kararlar tepeden dayatılmaz, karşılıklı konuşularak alınır. Sorunlar sen diliyle suçlamadan, ben diliyle duyguyu söyleyerek ve karşıdakini ikna etmeye çalışarak çözülür. Bu yol zaman alır ama kitaba göre aileyi savunma ve karşı saldırı döngüsünden çıkarır.
Alıştırmayı önce eşinize değil kendinize söyleyin. Üç cümleyi kâğıda yazıp bir kez sesli okuyun. Sert bir kelime varsa yumuşatın. Sonra eşinizle konuşurken bu yazıyı aklınızda tutun.
Sources
Related content
Ask for your own family
Sign up; 3 questions on us, every answer sourced.
