Sessiz eş, çok konuşan eş: aynı sevgi iki dilde
İletişim5 dkTahassungâh Heyeti
Akşam yemeğinden sonra eşler küçük bir konuda tartışıyor. Biri sessizce balkona çıkıyor. Öbürü arkasından gidip “Konuşsana” diyor. Balkondaki daha da kapanıyor. İçerideki ise yalnız bırakılmış hissediyor. İkisi de aynı şeyi istiyor: gerginliğin geçmesini. Yolları farklı.
Kitap bu sahneyi iyi tanır. Stres anında bazı insanlar kendi içine çekilerek rahatlar. Bazıları konuşarak rahatlar. Kitap bunu genel eğilim olarak anlatır ve çoğunlukla erkeği sessizlikle, kadını konuşmayla ilişkilendirir. Evinizde roller tersine de olabilir. Önemli olan farkı tanımaktır.
Kitaba göre kadın erkeğin sessizliğini “İlgisiz, beni dışlıyor” diye okuyabilir. Erkek de kadının konuşma isteğini “Zaten kafam dolu, bir de baskı yapıyor” diye okuyabilir. Kitap bunun iki tarafta da sevgisizlik işareti olmadığını söyler. Her biri stresle başa çıkmanın doğal bir yoludur.
Kitap çözümü karşılıklı alan açmakta görür. Susmak isteyen eşe biraz sessizlik hakkı tanınır. Konuşmak isteyen eşe de bu sessizlik bir yokluk olarak değil, geçici bir mola olarak anlatılır. Kitap bu dengeye “zıtlıkların dinamik dengesi” der. Eşler birbirinin yöntemini değiştirmeye çalışmaz, yöntemlere yer açar.
Kitap aynı noktada bir uyarı yapar. Eşler birbirine kendi başa çıkma yöntemini dayatırsa sorun çözümsüz bir kutuplaşmaya döner. Siz konuşarak rahatlıyorsanız eşinizin de aynı şekilde rahatlayacağını sanmak kolay bir hatadır. Susarak rahatlayan biri de karşısındakinin konuşma ihtiyacını abartı sanabilir. İkisi de kendi rahatlama yolunu karşıdakinin yoluymuş gibi okur.
Sessizliği kırmak için
Kitap iletişimsizliğin kavgadan bile zarar verebileceğini söyler. Kavgada taraflar bir şekilde derdini anlatmaya ya da onarmaya çalışır. İletişimsizlikte ise eşler birbirinden ümidini keser ve düzeltme çabasını bırakır. Kitaba göre bu soğuk sessizlik, karşıdakinde “Sevilmiyorum, önemsenmiyorum” hissini güçlendirir. Susan taraf bunu bir çözüm gibi görse bile, konuşmanın kesilmesi güveni zedeler.
Kitap sessizlikte bir tuzağa daha dikkat çeker: niyet okumak. Eşiniz susunca “Bana kızdı, benden kaçıyor” diye düşünürsünüz. Elinizde bunu gösteren bir kanıt yoktur. Yine de kafanızda bir hikâye kurulur ve ev gerginleşir. Kitap bu duruma niyet okuma der. Kanıtsız hikâyeler eşin masum davranışlarını bile kötüye yorduğu için güveni aşındırır.
Çare için kitap iki şey önerir. Birincisi niyet okumak yerine açıkça sormak. İkincisi eşinizin sevgi dilini öğrenmek. İnsanlar sevgiyi farklı yollarla anlar. Kimi için bu hizmettir, kimi için hediye, dokunuş, takdir sözü ya da bölünmeyen bir vakit. Biriniz sevgisini hizmetle gösterirken öbürünüz sözle bekliyorsa ikiniz de yanlış kapıyı çalıyor olabilirsiniz.
Kitap Peygamber’in şu sözünü aktarır: “Bir insanı seviyorsanız, sevdiğinizi söyleyin.” Kitaba göre eşin çabasını onaylayan, takdir eden ve şefkatle yaklaşan bir dil şüpheleri azaltır.
Sevgi dillerini öğrenmenin en kolay yolu sormaktır. Kimi insan çay getirilince, kimi küçük bir hediye alınca, kimi omzuna dokunulunca, kimi “Bugün çok iyi iş çıkardın” denince sevildiğini hisseder. Kimi için de yarım saat telefonsuz birlikte oturmak en büyük işarettir. Kitap bunlara sırasıyla hizmet, hediyeleşme, fiziksel temas, takdir sözleri ve nitelikli beraberlik der.
Küçük bir pratik, rolleri gerginlik yokken konuşmaktır. Sakin bir akşam birbirinize şunu söyleyin: “Ben bunalınca biraz sessizlik isterim.” Öteki de kendi cümlesini kursun: “Ben bunalınca konuşarak rahatlarım.” Böylece eşiniz sizi bir kez tanımış olur. Bir sonraki sessizliği ya da konuşma isteğini kendine yönelmiş bir saldırı gibi okumaz.
Susmak isteyen kişi için bir bitiş saati koymak işe yarar. “Yarım saat sonra konuşalım” demek yeterlidir. Kitaba göre konuşmak isteyen taraf sessizliği “sevilmiyorum” diye okuyabilir. Bitiş saati bu yanlış okumayı azaltır. Kitap iletişimsizliği ümit kesmek olarak anlatır. Söz verilen saatte geri dönmek ümidin sürdüğünü gösterir.
Konuşmak isteyen taraf da ilk cümlesini suçlamayla açmasın. “Neden hep susuyorsun?” yerine “Seni kaybetmek istemiyorum, hazır olunca konuşalım” demek daha kolay cevap bulur. Kitap eşin davranışını delil yokken kötüye yormamayı ister. Susan eşinizin arkasında bir art niyet aramak yerine “Muhtemelen toparlanmaya çalışıyor” diyebilirsiniz.
Kaynaklar
İlgili içerikler
Kendi ailen için sor
Kayıt ol; 3 soru hediye, cevaplar kaynaklı.
